GÜNCEL KURLAR
🇺🇸USD: 43,4783 ₺ 🇪🇺EUR: 51,2821 ₺ 🥇GRAM ALTIN: 6.066,71 ₺ BTC: 3.301.524 ₺ 🇺🇸USD: 43,4783 ₺ 🇪🇺EUR: 51,2821 ₺ 🥇GRAM ALTIN: 6.066,71 ₺ BTC: 3.301.524 ₺ 🇺🇸USD: 43,4783 ₺ 🇪🇺EUR: 51,2821 ₺ 🥇GRAM ALTIN: 6.066,71 ₺ BTC: 3.301.524 ₺
04 Şubat 2026 - 06:05

info@turkglobalmedia.com

Tahıl, yakıt ve barışın siyaseti: Ticaret Ermenistan–Azerbaycan ilişkilerini nasıl yeniden şekillendiriyor

Tahıl, yakıt ve barışın siyaseti: Ticaret Ermenistan–Azerbaycan ilişkilerini nasıl yeniden şekillendiriyor

Analiz
01.02.2026 22:12
TGM Haber Merkezi

Otuz yıl boyunca Ermenistan–Azerbaycan çatışması neredeyse tamamen ateşkesler, diplomatik çıkmazlar ve dönemsel şiddetle tanımlandı.

Bu haberi paylaş:

Bugün ise Güney Kafkasya’da çok daha sessiz, ancak potansiyel olarak çok daha sonuç doğurucu bir süreç şekilleniyor: silah yüklü trenler değil, tahıl ve yakıt taşıyan vagonlar.

Azerbaycan toprakları üzerinden Ermenistan’a 1.746 ton ürün taşıyan 25 tahıl vagonunun son geçişi münferit bir olay değil. Bu sevkiyat, aylar süren ve giderek artan lojistik iş birliğinin devamı niteliğinde. 

Aynı güzergâhtan halihazırda yaklaşık 20.000 ton tahıl geçmiş durumda; buna ek olarak AI-92, AI-95 ve dizel dahil olmak üzere çok sayıda yakıt sevkiyatı da Gürcistan üzerinden Azerbaycan’dan doğrudan Ermenistan’a ulaştırıldı. 

Aralık 2025’te gerçekleştirilen ilk yakıt teslimatı sembolik bir dönüm noktasıydı: Azerbaycan, ilk kez sadece bir komşu ya da eski bir hasım değil, aynı zamanda bir enerji can damarı haline geldi.

Bu hareketlerin önemi, tam da sıradan görünmelerinden kaynaklanıyor. Savaş sonrası düzeni artık siyasi gösteriler değil, ekonomik normalleşme şekillendirmeye başlıyor.

Azerbaycan ve Ermenistan, Sovyetler Birliği’nin dağılmasından bu yana iki savaş yaptı. Her ikisi de derin insani kayıplara yol açtı ve ulusal travmaları pekiştirdi. Ancak İkinci Karabağ Savaşı stratejik dengeyi kökten değiştirdi. Azerbaycan’ın zaferi, 30 yıllık işgali sona erdirdi ve diplomasiyi donmuş halde tutan statükoyu ortadan kaldırdı.

O günden bu yana soru, barışın gerekli olup olmadığı değil, mümkün olup olmadığıdır. Ermenistan’ın bugün müzakerelere yaklaşımı, tarihsel iddialardan ziyade jeopolitik zorunluluklar tarafından şekilleniyor. Ülkenin izolasyonu, sınırlı enerji kaynakları ve kesintiye uğramış ticaret yolları, onu dış tedarik zincirlerine son derece bağımlı hale getirmiş durumda.

Tahıl ve yakıt sevkiyatlarının siyasi anlam kazanması da bu bağlamda gerçekleşiyor.

Washington görüşmeleri ve ekonomik kanalların açılması

Bu değişimin diplomatik tetikleyicisi, Azerbaycan–Ermenistan arasında Washington’da yapılan ve pragmatik iş birliği için siyasi alan açan görüşme oldu. Nihai bir barış anlaşması ortaya çıkmasa da, bu temaslar onlarca yıldır donmuş olan ekonomik mekanizmaların önünü açtı.

Kasım 2025’te Kazakistan’dan Ermenistan’a, Azerbaycan üzerinden ulaştırılan 1.000 ton tahıl—30 yıl sonra gerçekleştirilen ilk transit—net bir işaret niteliğindeydi. 

Kısa süre sonra Rus tahılı da aynı koridoru kullanarak sevk edildi. Bu güzergâhlar geçici acil önlemler değil; Ermenistan’ın gıda güvenliğine erişim biçiminde yapısal değişikliklerdir.

Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in, Azerbaycan’ın artık Ermenistan’a tahıl taşınmasına izin verdiğini doğrulaması, bu kararların arkasındaki stratejik niyeti ortaya koyuyor. Aliyev’in de belirttiği gibi, bu tür mekanizmalar barışı güçlendiriyor ve ekonomik iş birliğini genişletiyor. 

Mesaj açık: istikrar artık yalnızca caydırıcılıkla değil, karşılıklı bağımlılıkla aranıyor.

Uzlaşmanın itici gücü olarak enerji bağımlılığı

Ermenistan’ın Azerbaycan üzerinden transit ve yakıt tedarikine giderek daha fazla bağımlı hale gelmesi, Erivan için rahatsız edici bir gerçeği ortaya koyuyor: sürdürülebilir güvenlik izolasyon içinde inşa edilemez. Enerji, ideolojinin aksine süreklilik gerektirir. Yakıt kıtlığı siyasi olarak istikrarsızlaştırıcı, ekonomik olarak yıkıcı ve toplumsal açıdan aşındırıcıdır.

Bu gerçeklik, Ermenistan’ın Türkiye’ye yaklaşımını da yeniden şekillendiriyor. Ankara ile ilişkilerin yeniden inşası artık yalnızca tarihsel bir tartışma olarak değil, lojistik bir zorunluluk olarak ele alınıyor. Azerbaycan ve Türkiye birlikte bölgenin ulaşım ve enerji mimarisinin omurgasını oluşturuyor. Ermenistan’ın bu sisteme yeniden entegre olması, çatışma değil uyum gerektiriyor.

Bakü açısından bu bir hayırseverlik değil. Bu, stratejik öngörüdür. Öngörülebilir ve şeffaf biçimde kullanılan ekonomik kaldıraç, askeri baskıdan daha kalıcıdır. Azerbaycan, güvenilir bir transit ve enerji merkezi olarak konumlanarak, tek bir kurşun atmadan yeni bir düşmanlığın maliyetini artırıyor.

Bugünkü dönemi farklı kılan unsur, iş birliğinin artık üçüncü taraf transitleriyle sınırlı olmamasıdır. Analistler, doğrudan ikili ticarete doğru bir kayma bekliyor. Yakıt ve tahıl, bu sürecin yalnızca ilk bölümünü oluşturuyor.

Ermenistan, özellikle petrol dışı sektörlerde işlenmiş gıda, inşaat malzemeleri ve sanayi ürünleri ihraç etme potansiyeline sahip. Azerbaycan ise ölçek, altyapı ve daha geniş bölgesel pazarlara erişim sunuyor. Siyasi ivme korunabilirse, ekonomik tamamlayıcılık zamanla sıfır toplamlı düşüncenin yerini alabilir.

Bu, uzlaşmanın hızlı ya da doğrusal olacağı anlamına gelmiyor. Derin bir güvensizlik hâlâ mevcut ve barış anlaşması müzakere edilmeye devam ediyor. Ancak tarih, ekonomik çıkarla desteklenen barışın, yalnızca diplomasiyle dayatılan barıştan daha uzun ömürlü olduğunu gösteriyor.

Sınırları aşan tahıl vagonları geçmişi silmez. Daha pragmatik bir şey yaparlar: geleceği ortak zorunluluklara bağlarlar. Ermenistan için gıda ve yakıta erişim varoluşsaldır. Azerbaycan için ise bölgesel istikrar, uzun vadeli kalkınma ve bağlantısallığın ön koşuludur.

Güney Kafkasya, savaşın artık hiçbir taraf için en rasyonel seçenek olmadığı bir evreye girmiştir. Bu değişim nutuklardan ya da sloganlardan değil; lojistikten, tedarik zincirlerinden ve enerji akışlarından doğmuştur.

Eğer bu yönelim devam ederse, tarihçiler bir gün bu tahıl ve yakıt sevkiyatlarını dipnotlar olarak değil; duygular üzerine değil, hayatta kalma zorunluluğu üzerine inşa edilen ve karşılıklı bağımlılıkla sürdürülen bir barışın sessiz başlangıcı olarak kayda geçirebilir.

 

 

Azer News

Yayınlanma: 01.02.2026 22:12
Ana Sayfaya Dön