GÜNCEL KURLAR
🇺🇸USD: 46,9484 ₺ 🇪🇺EUR: 53,7634 ₺ 🥇GRAM ALTIN: 6.550,90 ₺ BTC: 3.007.061 ₺ 🇺🇸USD: 46,9484 ₺ 🇪🇺EUR: 53,7634 ₺ 🥇GRAM ALTIN: 6.550,90 ₺ BTC: 3.007.061 ₺ 🇺🇸USD: 46,9484 ₺ 🇪🇺EUR: 53,7634 ₺ 🥇GRAM ALTIN: 6.550,90 ₺ BTC: 3.007.061 ₺
12 Temmuz 2026 - 21:15

info@turkglobalmedia.com

Trump'ın Yapay Zekâ İhracatını Teşvik Programı Beklenen İlgiyi Görmedi

Trump'ın Yapay Zekâ İhracatını Teşvik Programı Beklenen İlgiyi Görmedi

Yapay Zeka
11.07.2026 22:48
TGM Haber Merkezi

Yönetimin, Amerikan yapay zekâsını dünyada varsayılan teknoloji haline getirmeyi amaçlayan programı, zorlu bir başlangıç yaptı.

Bu haberi paylaş:

ABD Ticaret Bakanlığı, geçen yıl hükümetin ABD yapımı yarı iletkenleri, yapay zekâ modellerini ve yazılımlarını yabancı alıcılara tanıtmak amacıyla oluşturduğu American AI Exports Program (Amerikan Yapay Zekâ İhracat Programı) kapsamındaki ilk başvuru turunda 78 başvuru aldı. 

Mevcut çalışmalara yakın üç eski bakanlık yetkilisine göre bu sayı, kurum yetkililerinin beklediği yüzlerce başvurunun oldukça altında kaldı.

Bazı teknoloji yöneticileri, sektör temsilcileri ve analistler, ülkenin en büyük yapay zekâ şirketlerinin önemli bir bölümünün, hükümetin sunduğu finansman, savunuculuk ve lisanslama teşviklerinin yurt dışı satışlarını anlamlı biçimde artıracağına ikna olmadığını söyledi.

Şirketleri tedirgin eden bir diğer gelişme ise yönetimin, daha sonra geri çektiği kararla önde gelen yapay zekâ şirketi Anthropic'i en yeni modellerine yabancı erişimi kesmeye zorlaması oldu. Sektör temsilcileri, bu adımın programın yurt dışında vermeye çalıştığı mesajı zayıflatabileceği uyarısında bulunuyor.

Beklenenden düşük katılım, Başkan Donald Trump'ın Çin ile teknoloji yarışının merkezine yerleştirdiği program açısından erken bir hayal kırıklığı olarak görülüyor. Aynı zamanda bu durum, yönetimin küresel yapay zekâ liderliğini hedeflerken teknolojinin rakiplerin ve suç örgütlerinin eline geçmesini önlemeye yönelik ani ve parçalı güvenlik politikaları arasında denge kurmakta zorlandığını gösteriyor.

Programın ilerleyişi hakkında bilgi verilen eski bir Trump Ticaret Bakanlığı yetkilisi şunları söyledi:

"Ticaret Bakanlığı aylar boyunca Beyaz Saray'a sektörün bu programı istediğini ve güçlü bir katılım göstereceğini anlattı. Henüz erken aşamadayız. Ancak şu ana kadar ulaşılan nokta, bekledikleri yerde değil."

Trump, girişimi geçen yıl temmuz ayında yayımladığı bir başkanlık kararnamesiyle başlattı. Ticaret Bakan Yardımcısı William Kimmitt, programın amacını "Amerikan yapay zekâ yenilikçilerini ve çalışanlarını küresel yarışta kazanan taraf haline getirmek" olarak tanımlamıştı.

Bakanlık aylar boyunca sektör temsilcilerinden görüş topladıktan sonra programı ekim ayında resmen başlattı. Şirketlere, 30 Haziran'a kadar ortaklıklar kurarak hükümetin yurt dışında pazarlayabileceği bütünleşik yapay zekâ çözümleri hazırlamaları için süre verildi.

Ticaret Bakanlığı'nın Uluslararası Ticaret İdaresi pazartesi günü yaptığı açıklamada, başvuruların büyük bulut hizmet sağlayıcılarından yarı iletken ve donanım üreticilerine kadar yapay zekâ sektörünün geniş bir kesimini kapsadığını belirtti.

POLITICO'ya konuşan Ticaret Bakanlığı ise programa katılan şirketlerin isimlerini açıklamayı reddetti ancak başvuru sayısının beklentilerin altında kaldığı iddialarını kabul etmedi.

Bakanlık açıklamasında şu ifadeler yer aldı:

"Başvuru hacmi beklentilerimizi aştı. Sektördeki yenilikler doğrultusunda ileride yeni bir başvuru dönemi değerlendirebiliriz."

İsmi açıklanmayan bir bakanlık yetkilisi ise tekliflerin tarım, eğitim, otonom lojistik, kamu güvenliği ve kritik maden tedarik zincirleri gibi alanlara yönelik olduğunu, küçük ölçekli şirketlerin de programa başvurduğunu belirtti.

Yetkili, "Programın başarısının ölçütü oldukça basittir: Amerikan yapay zekâ teknolojilerinin yabancı ortaklara ihraç edilmesi." dedi.

Bulut bilişim şirketi Amazon Web Services (AWS) programa başvurduğunu doğruladı.

Çip üreticisi Nvidia ise programa bağlı projelerde yer alıp almadığını doğrulamazken, bir şirket sözcüsü şu açıklamayı yaptı:

"Bu programa katılmayı sabırsızlıkla bekliyoruz."

Programın temel taşı olması beklenen diğer büyük Amerikan şirketleri olan OpenAI ve Advanced Micro Devices (AMD) ise katılıp katılmadıkları konusunda herhangi bir açıklama yapmadı.

Teknoloji yöneticilerine göre şirketlerin temkinli yaklaşmasının nedenlerinden biri programın yapısı.

Ticaret Bakanlığı, şirketlerden yalnızca tekil ürün veya teknoloji istemek yerine; gelişmiş çipler, bulut altyapısı, yapay zekâ modelleri, siber güvenlik çözümleri ve sektöre özel uygulamaları kapsayan eksiksiz yapay zekâ paketleri hazırlamalarını talep etti.

Sektör temsilcilerine göre bu yetkinlikler genellikle farklı şirketlere dağılmış durumda ve çoğunlukla sektörün en büyük oyuncularının elinde bulunuyor. Ayrıca bu şirketler zaten yurt dışında yerleşik müşteri ağlarına, finansman kanallarına ve hükümetlerle doğrudan ilişkilere sahip.

Yazılım ve Bilgi Endüstrisi Birliği'nin (SIIA) küresel kamu politikaları başkanı Paul Lekas şunları söyledi:

"Büyük teknoloji şirketleri ve hiper ölçekli bulut sağlayıcıları zaten güçlü küresel operasyonlara sahip. Her pazarda bulunmasalar bile farklı ülkelerde faaliyet göstermeyi ve yerel hükümetlerle müzakere etmeyi iyi biliyorlar."

DLA Piper'da ulusal güvenlik ve küresel ticaret alanında çalışan ortak Mike Walsh ise büyük şirketlerin programa katılması halinde hükümet desteği mesajının önemli bir avantaj sağlayabileceğini söyledi.

Walsh'a göre:

"ABD hükümetinin desteğini arkasında hissettiren bir mesaj ve büyük şirketlerin hâlâ karşılaştığı bazı bürokratik engellerin kaldırılması faydalı olabilir."

Ancak bazı sektör temsilcileri, Trump yönetimiyle ilişkilendirilmenin önemli dezavantajlar taşıdığını ve birçok durumda bunun sağlayacağı faydaların önüne geçebileceğini düşünüyor.

Washington merkezli büyük teknoloji şirketlerini temsil eden bir sektör kuruluşunun üst düzey yöneticisi şunları söyledi:

"Bu programa katılmanın yaratacağı karmaşıklığa değmiyor. Ayrıca projeleri şu anki Trump yönetimiyle ilişkilendirmenin önemli bir avantaj sağlayacağı da net değil."

Bu tereddüdün önemli bir kısmı, yönetimin Anthropic'e yönelik kısa süreli erişim kısıtlaması kararından kaynaklanıyor.

Sektör temsilcileri bu olayı, Washington'ın önceliklerinin ne kadar hızlı değişebileceğinin ve yurt dışındaki ticari faaliyetlerin bu kararlara bağlanmasının ne kadar riskli olabileceğinin bir göstergesi olarak değerlendiriyor.

Her ne kadar karar daha sonra geri çekilmiş olsa da, bu olay Amerikan yapay zekâ teknolojilerinin gelecekte de benzer siyasi kararlara maruz kalabileceği yönündeki endişeleri artırdı.

Uzmanlara göre programla ilgili şüpheler yalnızca Anthropic kararıyla başlamadı.

Başkanlık kararnamesinde öngörülen ekim sonu takvimi herhangi bir teklif çağrısı yapılmadan geçti. Ticaret Bakanlığı başvuruları ancak 1 Nisan'da açtı.

Bu süreçte ABD Ticaret Odası ve Bilgi Teknolojileri Endüstrisi Konseyi (ITI) dahil 12'den fazla sektör kuruluşu, programın kapsamının oldukça geniş olduğunu belirterek görüş bildirme süresinin uzatılmasını talep etti.

Başvuruların açılmasının üzerinden aylar geçmesine rağmen bazı sektör kuruluşları programın nasıl işleyeceğine ilişkin daha fazla açıklık beklediklerini söylüyor.

ITI'nin ticaret politikaları direktörü Kristin Najdi şöyle konuştu:

"Bu girişim ABD'nin teknoloji liderliğini güçlendirmek için önemli bir fırsat. Ancak hedeflerine ulaşabilmesi için uygulamaya ilişkin net kurallara ihtiyaç var."

Programın ikinci aşaması olan ve hükümetin şirketlere belirli uluslararası projeler sunacağı bölüm ise henüz başlatılmış değil.

Minerva Technology Futures strateji direktörü Emily Benson şu değerlendirmeyi yaptı:

"Daha ilk aşamada özel sektörün ABD hükümeti markasını taşıyan bir yapay zekâ girişimine katılma isteğinin düşük olduğu açıkça görülüyor. Benim ilk günden beri görüşüm bunun başarıya ulaşamayacağı yönündeydi."

Washington merkezli Bilgi Teknolojileri ve İnovasyon Vakfı'nın (ITIF) Başkanı Daniel Castro ise en büyük riskin yabancı alıcıların alternatif aramaya başlaması olduğunu söyledi.

Castro şöyle konuştu:

"Bugün dünya genelinde insanlar Amerikan teknolojisini istiyor çünkü onu en iyisi olarak görüyorlar. Ancak gelecekte bu teknolojiye erişimlerinin sınırlandırılabileceğini düşünürlerse alternatiflere yöneleceklerdir. Bu da Amerikan şirketlerini ciddi biçimde geriye düşürebilir."

Business Software Alliance'ın küresel politika kıdemli başkan yardımcısı Aaron Cooper ise yabancı alıcıların programa gerçekten ilgi gösterip göstermeyeceğinin henüz bilinmediğini belirterek şu değerlendirmeyi yaptı:

"Şu anda yönetimin yapmaya çalıştığı şey, öncelikle arz tarafını oluşturmak."

 

Politico

Yayınlanma: 11.07.2026 22:48
Ana Sayfaya Dön