“Üzerinde adın var ama bunun sen olduğunu sanmıyorum”
Hileli müzik akışları uzun zamandır sektörün büyük bir problemiydi. Ancak uzmanlar üretken yapay zekânın bunu katladığını söylüyor.
Tanınmış caz bestecisi ve piyanist Jason Moran geçen ay bir arkadaşından tuhaf bir telefon aldı. Arkadaşı, basçı Burniss Earl Travis, Moran’ın müzik akış hizmeti Spotify’da gördüğü yeni kaydını merak ediyordu.
Travis ona “Üzerinde adın var,” - “Ama bunun sen olduğunu sanmıyorum.” dedi.
Moran, Spotify kullanmadığını ya da müziğini platforma koymadığını, yalnızca Bandcamp sitesini kullanmayı tercih ettiğini söyledi, bu yüzden bu durum mantıklı değildi.
Biraz araştırdıktan sonra, Spotify’da kendi adını taşıyan bir sanatçı profili buldu; bu profil, erken dönem müziklerinin haklarına sahip olan eski plak şirketi Blue Note Records’a ait albümlerle doldurulmuştu.
Orada For You adlı yeni bir EP gördü. Albüm kapağı karanlık bir Japon anime tarzında yapılmıştı ve yağmurda yerde oturan genç bir kadını tasvir ediyordu. Dinledi.
Moran gülerek “Bu kaydın tamamında bir tane bile piyanist yok. Müziği indie pop olarak tanımladı ve şöyle dedi:
“Yapacağım hiçbir şeye uzaktan yakından benzemiyordu.” Sahte albümü kaldırmak için harekete geçti. dedi .
Moran, müzik akış platformlarında gerçek sanatçılar gibi davranan yapay zekâ botlarının hedef aldığı giderek artan sayıda müzisyenden biri. Bu durum en az bir düzine ünlü caz müzisyeni, indie rock sanatçısı ve hatta rapçi Drake’in başına geldi. Yapay zekâ çöplüğüyle uğraşmak zorunda kalan müzisyenler için bu durum sinir bozucu, dedi Moran. Aynı zamanda tuhaf bir his.
“Bu biraz Black Mirror’daki Salma Hayek’li bölüme benziyor,” dedi; bir karakterin reality show versiyonunun asıl kişinin hayatını olumsuz etkilediği distopik yakın gelecek dizisine atıf yaparak. “Bu bölümde onun orada olması bile gerekmiyor, sanki onun bir versiyonunu kullanıyorlar.”
Spotify sorunu ve platformundaki yapay zekâ çöplüğünün boyutunu kabul etti; geçen eylül, önceki 12 ayda 75 milyondan fazla “spam” parçayı kaldırdığını açıkladı. O dönemde şirket, taklitlere karşı daha güçlü kurallar da dahil olmak üzere müzisyenleri korumaya yönelik önlemleri artırdığını söyledi.
Geçen ay şirket, bir blog yazısında “sanatçılara adları altında neyin göründüğü üzerinde daha fazla kontrol vermek” için yeni bir araç üzerinde çalıştığını ve “sanatçı kimliğini korumanın” en büyük öncelik olduğunu açıkladı.
Bu araç, sanatçıların içerikler yayına girmeden önce inceleyip onaylamasına ya da reddetmesine olanak tanıyacak.
Bir şirket sözcüsü, “Spotify, sanatçıları korumak için yetkisiz içerikleri tespit edip önlemeye yönelik sistemler, insan incelemesi ve raporlama ile kaldırma süreçleri dahil bir dizi güvenlik önlemi kullanır,” dedi ve Spotify’ın bu tür bir araç sunan tek akış hizmeti olduğunu ekledi.
Ancak Moran’a göre özellikle yapay zekâ içerikleri her zaman sistem içinde işaretlenmediği ve sorunun yavaşladığına dair bir işaret olmadığı için bu çözümler yeterli değil.
Spotify’a müzik koymayan sanatçılar ve artık hayatta olmayan müzisyenler için ek iş yükü konusunda endişeli.
“John Coltrane ya da Billie Holiday, bu yeni kaydın sahte olduğunu nasıl doğrulayacak?” dedi Moran. “‘1952’den yeni bulunmuş Paris konseri’ gibi bir şey olmadığını nasıl anlayacaklar? … Buna itiraz etmelerinin hiçbir yolu yok.”
Spotify sözcüsü, hayatını kaybetmiş bir sanatçının mirasçıları veya hak sahiplerinin, bir hesapları varsa şirketin yeni aracını kullanabileceğini söyledi. Hesabı olmayan sanatçılar için — hayatta ya da değil — Spotify’ın kendi iç tespit ve sorumluluk sistemlerine güvenmeye devam edeceğini belirtti.
“Yapay zekâ bir hızlandırıcıya dönüştü”
Travis, Moran’ı sahte For You albümü konusunda uyardıktan sonra Moran, yaşananları Instagram ve Facebook’ta paylaştı.
Birçok sanatçı ona ulaşıp kendilerinin de benzer yapay zekâ içerikleriyle karşılaştığını söyledi. Bazıları bununla yıllardır uğraştığını belirtti.
Moran’a göre yalnızca caz türünde bile yapay zekâ taklitleri; piyanist Benny Green, saksofoncu Antonio Hart, davulcu Nate Smith, Avustralyalı grup Hiatus Kaiyote ve vokalistler Dee Dee Bridgewater, Jazzmeia Horn ve Freddy Cole’u etkiledi.
“Bu şey şimdi birçok önemli sanatçının adını kopyalayarak dolaşıyor,” - “Birinin Frank Ocean adıyla yeni bir albüm çıkardığını düşünün. İnanın insanlar dinleyecektir, o olmasa bile.” dedi Moran.
Geçen ekimde NPR, indie rock müzisyenleri Luke Temple ve Uncle Tupelo’nun hesaplarının yapay zekâ tarafından ele geçirildiğini; ayrıca hayatını kaybetmiş elektro-pop sanatçısı Sophie ve country şarkıcısı Blaze Foley’in de etkilendiğini bildirdi.
Aralıkta tuhaf bir olayda, Avustralyalı psikodelik rock grubu King Gizzard and the Lizard Wizard müziklerini Spotify’dan kaldırdı; ancak “King Lizard Wizard” adlı bir yapay zekâ taklitçisi aynı şarkı isimleri ve kötü taklit edilmiş görsellerle yerini doldurdu.
Müzik akış dolandırıcılığı tespiti yapan Beatdapp’in eş CEO’su Morgan Hayduk, sorunun yalnızca Spotify’a özgü olmadığını; Apple Music, YouTube ve diğer platformlarda da yaşandığını söyledi.
Şirketine göre, sektördeki tüm dinlenmelerin %5 ila %10’u sahte; bu da yılda 1 ila 2 milyar dolar değerinde.
Hayduk, bunun gerçek sanatçılara gitmeyen para olduğunu söyledi: “Bu sektör için önemli ve müzikten geçinen herkes için aşağıya doğru etkisi var.”
- Geçen ay Michael Smith adlı bir kişi, binlerce yapay zekâ şarkısıyla platformları doldurup botlarla dinlenmeleri milyarlara çıkararak dolandırıcılık yaptığını kabul etti.
- Federal savcılara göre Smith, yedi yıl içinde 10 milyon dolardan fazla telif geliri elde etti.
Hayduk, sahte dinlenmelerin uzun zamandır sorun olduğunu ancak üretken yapay zekânın bunu büyüttüğünü söyledi.
Akış hizmetlerinde bir şarkı çalındığında içerik üreticisi birkaç kuruş kazanır; ancak yeterince tıklamayla bu miktar hızla büyüyebilir.
Yapay zekâ, kötü niyetli kişilerin çok kısa sürede büyük miktarda içerik üretmesini sağlar ve kaldırılan içerikler kolayca yenilenir.
“Yapay zekâ bir hızlandırıcıya dönüştü,” dedi.
Yük sanatçıların üzerinde
Moran, hesabındaki yapay zekâ taklitçisini bulduktan sonra Spotify’dan yardım istedi.
Bu, önce bir chatbot’la yazışmayı, ardından bir insanla görüşmeyi gerektirdi. Yetkili kişi Moran’ın gerçek sanatçı olduğunu doğruladı ve onun adına işlem yaptı.
72 saat sonra Moran’a bir mesaj geldi: “Harika haber! ‘For You’ artık sanatçı profilinizden kaldırıldı.”
Moran, sürecin nispeten sorunsuz olmasından memnun olduğunu, ancak bunun yine de zaman aldığını söyledi.
“Sanatçı fark etmezse orada kalmasına izin veriyorlar,” - “Bize yüklediği sorumluluk birçok açıdan adil değil.” dedi.
Bazen sahte yapay zekâ şarkıları sanatçıya benzer, bazen benzemez. Bazı durumlarda ise farklı sanatçıların albümleri bir müzisyenin sayfasında görünebilir; Spotify bunun meta veri karışıklığından kaynaklanabileceğini söylüyor.
For You kaldırıldıktan birkaç gün sonra Moran’ın profilinde yine ona ait olmayan bir albüm belirdi; bu kez Belçikalı avangart grup Schntzl’a aitti. Daha sonra kaldırıldı.
Ancak üç hafta önce For You yeniden ortaya çıktı.
Bu kez YouTube’da, aynı kapak ve içerikle Moran’a aitmiş gibi sunuldu. Yaklaşık 20 dinlenme aldı, ancak Spotify’daki gibi Moran’ın resmi profilinde görünmüyor.
YouTube yorum talebine yanıt vermedi.
Alabama Üniversitesi’nde yapay zekâ ve telif hukuku üzerine çalışan Adam Berkowitz’e göre, platformların olası telif veya taklit sorunları nedeniyle içerikleri otomatik kaldırması karmaşık:
“Bir anda özel sektör hukuku uygulamaya başlıyor. Oysa böyle olmamalı. Hukuku uygulayan mahkemelerdir.”
Çoğu sanatçı dava açmayı düşünmese de, mahkemelerin bu hızdaki sorunlara yetişmesi zor görünüyor.
Berkowitz’e göre sonuçta sorumluluk muhtemelen sanatçıların kendi profillerini denetlemesinde kalacak.
Moran müziğini yalnızca Bandcamp’e yüklüyor.
Bu platformun, profilindeki içerik ve fiyatlandırma üzerinde sıkı kontrol sağladığını ve bağımsız bir sanatçı olarak ona daha fazla söz hakkı verdiğini söylüyor.
Doğaçlama caz dünyasında müzik üretmenin amacı her zaman satıştan para kazanmak değildir — sanat yaratmak ve bunu insanlarla paylaşmaktır.
“İnsanların asla ücretlendiremeyeceği bir şey var,” dedi.
“Şarkıların gücü.”
The Guardian