Yeni BES sistemi ile yatırım yapan vatandaşların ikilemi hızla artarken konuya dair tüm "Ekonomik ve finansal detaylarını Yük.Müh.Vedat FETAH analiz etti. Keyifli okumalar.
Merhaba, bugün biraz "matematik ve duygu" arasındaki o ince çizgide yürüyeceğiz. Çayınızı, kahvenizi alın; çünkü mesele sadece para değil, o paranın zaman içindeki yolculuğu ve bizim o yolculuğa ne kadar engel olduğumuzla ilgili.
Bireysel Emeklilik Sistemi (BES), Türkiye’de tasarruf denilince akla gelen ilk duraklardan biri oldu. Ancak sisteme dair öyle bir yanılgı var ki, her yıl binlerce kişi "bedava para" peşinde koşarken aslında cebindeki asıl serveti masada bırakıyor. Konumuz: Neden devlet katkısı payını (o meşhur %30'u) alıp çıkmak veya sadece buna odaklanmak, matematiksel bir "finansal intihardır?”
Gelin, elimizdeki gerçek rakamlarla (kendi kişisel hesabıma ait yaklaşık değerlerdir) bu hikâyeyi bir profesyonel gözüyle, ancak dostane bir dille irdeleyelim.
Bedava Peynir ve Fare Kapanı: Devlet Katkısının Psikolojisi
Hepimiz severiz; devlet bize "Sen 100 lira koy, ben de senin adına 30 lira koyayım" diyor. Muazzam bir teklif, değil mi? Dünyanın hiçbir yerinde, hiçbir yatırım aracında (yasal ve güvenli olanlardan bahsediyorum) saniyeler içinde %30 getiri sağlayan bir enstrüman yok. Ama işte "insan" faktörü burada devreye giriyor. Bu %30’u gördüğümüzde gözlerimiz parlıyor ve sistemin asıl gücünü, yani fon getirisini ve bileşik getirinin mucizesini ıskalıyoruz.
Sistemden erken çıkıp sadece o devlet katkısını "kurtarma" telaşına düşmek, bir ormanı bir kucak odun için ateşe vermeye benziyor. Neden mi? Rakamlar yalan söylemez. Gelin, paylaştığım o çarpıcı tabloyu bir diseksiyon masasına yatıralım.
Rakamların Dili: Bir Başarı Hikâyesinin Anatomisi
Elimizde şöyle bir tablo var:
- Ana Para Yatırımı: 35.000 TL
- Anapara Getirisi (Fon Kazancı): 665.000 TL
- Devlet Katkısı: 6.000 TL
- Devlet Katkısı Getirisi: 14.500 TL
Bu tabloyu ilk gördüğümde şunu düşündüm: Ben paramı sadece BES’e koymamışım; aynı zamanda birikimimi çok iyi yönetmişim. 35.000 TL’lik bir anaparanın 665.000 TL getiri sağlaması demek, anaparanın yaklaşık 19 katına çıkması demektir. Bu, muazzam bir fon yönetimi başarısıdır. Yatırım yapılan araçlar hisse senedi yoğun fonlar ve emtia ağırlıklı fonları gibi agresif ve doğru tercihlerle bu noktaya gelindi.
Şimdi, bu tablodaki "devlet katkısı" kısmına bakalım. 6.000 TL yatmış, o da 14.500 TL getiri sağlamış. Toplamda devlet kanadından gelen para 20.500 TL.
Bir tarafta 665.000 TL’lik devasa bir kazanç dağı var, diğer tarafta ise 20.500 TL’lik bir devlet katkısı paketi. İşte "neden mantıklı değil?" sorusunun cevabı, bu iki rakam arasındaki uçurumda ve sistemden çıkış kurallarında gizli.
1. "Hakediş" Bariyeri: Devletin "Dur Bakalım" Demesi
BES’te devlet katkısını hemen cebinize koyamazsınız. Devlet der ki: "Ben bu parayı sana emeklilik hayalin için veriyorum, hemen harca diye değil."
- İlk 3 yıl: Devlet katkısından 1 kuruş bile alamazsınız.
- 3. yılın sonunda: Katkı payı ve getirisinin sadece %15’ini alabilirsiniz.
- 6. yılın sonunda: %35’ini.
- 10. yılın sonunda: %60’ını.
- 56 yaş ve 10 yıl dolduğunda (Emeklilik): %100’ünü.
Şimdi, yukarıdaki rakamlarla bir senaryo kuralım. Diyelim ki siz 6. yılınızdasınız. Devlet katkısı ve getirisi toplamı olan 20.500 TL’nin sadece %35’ini, yani yaklaşık 7.175 TL’sini alabileceksiniz. Kalan 13.325 TL devletin kasasında kalacak. Sırf bu 7 bin lirayı almak için sistemden çıkmaya değer mi? Cevabı bir sonraki maddede gizli, çünkü asıl darbe "stopaj"dan geliyor.
2. Stopaj Canavarı: Kazancınızın %15'i Nereye Gidiyor?
İşte en can alıcı nokta burası. Eğer sistemden emekli olmadan (10 yıl ve 56 yaş şartını tamamlamadan) çıkarsanız, elde ettiğiniz getiri üzerinden vergi (stopaj) ödersiniz.
Benim örneğimde anapara getirisi ne kadardı? 665.000 TL. Eğer bugün "Ben devlet katkısını alıp çıkayım" dersem, devlet bana şu faturayı çıkarır:
- 665.000 TL üzerinden %15 stopaj kesintisi.
- Matematik: TL.
Bakın, burası şaka değil. Ben devletten 7.000 TL veya 10.000 TL "katkı payı" alacağım diye uğraşırken, sistemden erken çıktığım için kendi bileğimin hakkıyla kazandığım 665.000 TL’den tam 99.750 TL vergi ödeyeceğim.
Bu, finansal dilde "kaş yaparken göz çıkarmak" bile değildir; bu, bir kaleyi korumak için kalenin anahtarlarını düşmana teslim etmektir. Sırf 20 bin liralık devlet katkısının bir kısmına ulaşmak için 100 bin lira vergi ödemek, hangi matematiksel modelde mantıklı olabilir?
3. Fon Getirisinin Gücü vs. Devlet Katkısının Sınırı
Kullanıcının paylaştığı rakamlar bize çok önemli bir ders veriyor: Asıl para devlet katkısında değil, doğru fon seçimindedir.
Devlet katkısı fonları, yasa gereği belirli oranlarda devlet tahvili ve hazine bonosu gibi "garantici" ama "düşük getirili" araçlarda değerlendirilir. Bu yüzden devlet katkısının 6.000 TL'den 14.500 TL'ye çıkması (yaklaşık %140 getiri), anaparanın 35.000 TL'den 665.000 TL'ye çıkması (%1900 getiri) yanında devede kulak kalır.
Paramı sistemde tutmaya devam ettiğimde, o 665.000 TL’lik kartopu, her yıl daha da büyüyerek yuvarlanmaya devam edecek. Bileşik getirinin en tatlı dönemi, rakamların büyüdüğü bu son evrelerdir. Eğer bugün "devlet katkısı" bahanesiyle sistemi bozarsam, bu devasa kartopunu eritirim.
4. Enflasyon ve Satın Alma Gücü
Pek çok kişi "Ama enflasyon var, parayı şimdi alıp altına yatırsam daha iyi değil mi?" diye soruyor. Benim verdiğim rakamlar zaten bu sorunun cevabını vermiş. Anaparam enflasyonun çok üzerinde bir performans sergileyerek 19 kat değer kazanmış.
BES, aslında size disiplinli bir biriktirme alanı sunar. Devlet katkısı ise bu disiplinin "ödülüdür". Ancak bu ödül, ana yemeğin yanındaki küçük bir garnitürdür. Garnitür için ana yemeği çöpe atmak mantıklı değildir. Eğer parayı sistemden çekip başka bir yere koysanız bile, o stopaj kaybını (yaklaşık 100 bin TL) başka hangi yatırım aracıyla ne kadar sürede telafi edebilirsiniz? Bu telafi süreci, sizin için kayıp yıllar demektir.
Matematiksel Bir Karşılaştırma Tablosu
Gelin durumu daha net görelim. Diyelim ki sistemden şimdi çıktınız (10 yıl dolmamış olsun):
| Kalem | Kalma Durumu (Gelecekteki Potansiyel) | Çıkma Durumu (Bugün) |
|---|---|---|
| Anapara Kazancı | 665.000 TL (Büyümeye devam eder) | 665.000 TL |
| Devlet Katkısı | 20.500 TL (Tamamı sizin olacak) | ~10.000 TL (Hakedişe göre) |
| Stopaj Kesintisi | %5 (Emekli olunca) | %15 (Erken çıkınca) |
| Ödenecek Vergi | ~33.250 TL | 99.750 TL |
| Cebinizdeki Fark | Huzur ve yüksek kazanç | ~66.500 TL net kayıp |
Sonuç olarak yukarıdaki verilerden de anlaşılacağı üzere iki önemli nokta ortaya çıkıyor. Birincisi, devletin sizin finansal yatırımınızı düzgün yönetmediği ve zaman içerisinde eritildiği, ikincisi ve en önemlisi finansal okur yazarlık eğitiminin önemi.
Okullarda öğretilmeyen ancak günümüz şartlarında her bir bireyin öğrenmesinin zorun olduğu yatırım çeşitlendirme ve paranın değerini korumaya yönelik tedbirler, birçok kişinin eline geçen paranın harcamak zorunda olduğu algısını yaratmasına sebep olmaktadır.
Bu ise ekonomilerde aşırı tüketim çılgınlığına sebep olmaktadır. Ancak maalesef emekliliğe yönlendirilen paranız da aynı bu tabloda görünen devlet katkısı gibi zaman içinde eritildiği için emeklilik döneminizde alacağınız düşük maaş veya ücretler yaşam standartlarınızın düşmesine neden olacaktır.
İnsan genç ve güçlüyken birikimini ve yatırımını yönlendiremez ise aldığı emeklilik maaşıyla bırakın bakım hizmetlerine ödeme yapmayı sağlık sorunlarına neden olan problemler için bile ödeme yapamaz hale gelecektir.
İlerleyen zamanlarda birilerine muhtaç kalmak istemiyorsanız şimdiden pasif gelir kaynaklarınızı güçlendirip her geçen gün değer kaybeden paranızın değerini koruyacak tedbirler almanız gerekiyor.
Parayı kazanmak için canınızı dişinize takıyorsunuz ancak güç bel kazandığınız paranın değeri korumak için neden önlem almıyorsunuz?
Unutmayın! bugün kazandığınız para ile bugün alabildiklerinizi yarın alamayacaksınız.
İçinde bulunduğumuz teknoloji döneminde yapay zekâ kullanımı gibi bir gücü finansal yatırımlarınızı yönetmek için kullanmak zorundasınız.
Hemen herkes yapay zekalarla gereksiz sohbetlerle vakit geçirmek yerine kişisel portföylerini korumak için haftada bir çaba harcasa verdiğim rakamları yakalamaması mümkün değil.
Son olarak paranın sizi yönetmesine izin vermeyin siz onu yönetin.
Yük.Müh Vedat FETAH
Ege Üniversitesi